Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Kayıt Et | Giriş YapRSS Feed

Dawkins Twitter’da ırkçı ve fanatik takipçileri olmakla suçlanıyor

| istanbul Escort | 09 Ağustos 2013

dawkins-twitterda-irkci-ve-fanatik-takipcileri-olmakla-suclaniyor-52042adf2b7ac

Dawkins 03:00 geri genel olarak, “Nobel sitesi Trinity College, Cambridge Üniversitesi, sayısı az üyeleri daha alan dünyada, tüm Müslümanlar. Rağmen onlar Müslümanlar Ortaçağ’da büyük şeyler, ne” büyük bir kargaşa Tweet neden oldu.

Ateizm ve Türkiye’de yasaklı Dawkins’in web sitesini tanıtmak bilinen eserlerin içeriği nedeniyle, kapı ciddi çünkü tweet eleştirildi.

Dawkins Twitter’da ırkçı ve fanatik takipçileri olmakla suçlanıyor “Bu Müslümanların bir yarış?” bir tartışma başladı.

Dawkins birkaç cevap daha bu eleştiri paylaş:

“Adam görünümleri için saldırabilir. Fakat üniversite biri sanırdım ilginç bir gerçeği? Cambridge ifade etmek …”

“Müslümanlar bir yarış değildir. Onlar ortak olan değerler dindir. Trinity Koleji Eğer Yahudilerin karşılaştırarak yerine tercih edersiniz? Google’layın”.

“Evet, ben Nobel Ben Kesintiler yapmak. Dünyanın en tartışmalı ödül. Belki de onları liste olabilir kabul ediyorum ve sonuçları görmek.”

“Trinity College, Cambridge, ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa, bir Nobel Ödülü ile dünyada başka bir ülkede daha fazla.”

“Neden Müslüman Nobellilerden başka bir grup söylemedin? Çünkü genellikle) sayısı b) bilim genellikle övünme edilir.”

“Kaç Nobel ateist birçok insan bir soruşturma talep olduğunu. Bilmek istiyorum. Çok yüksek ve büyümeye devam ettiğini düşünüyorum.”

“Daha sonra, bu bir yarış olmadığını kabul edebilir. Bağnazlık sadece ifade. Bilim ve uzak geçmişte Müslümanlar, bu büyük bir durum değildir.”

170 toplam görüntüleme, 1 bugün

‘Orada Bursa’da talep ve istanbul escort’

| istanbul Escort | 05 Ağustos 2013

orada-bursada-talep-ve-istanbul-escort-51fee1a4419f2

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, gelirinin yüzde 90 kadar 2B ayrılığı kentsel dönüşüm kapsamında planlanan, şunları söyledi:” Biz 7 bekliyorduk, Ancak, para daha sonra, bir kenara 660 milyon set var bize düştü – 8 milyar. Ama bu bir acil iş. Bazı argümanlar kendimizi geliştirdik yüzden” dedi.

O kentsel dönüşüm, konut KDV değerlendirme düzenlenmesi mali için geliştirilmiş çözümler söyledi, AA Editör Panel Bayraktar konuk oldu.

‘Biz başka bir seçenek inşa edecek’

2B gelirlerinin * Dönüşüm yeni bir durum var mı? Açıklık 2B için yeni formüller üzerinde çalışıyor dışındaki gelir. Ne açık iş mi?

- 2B yasa tasarısı bir irade vardı anda yüzde 90 kadar ayrılması bir kısmının kentsel dönüşüm gündeme geldi. Yasalar bu tür tarihinde yürürlüğe girmiştir. 660 milyon bize para kenara, ama sonra biz bekliyorduk para 7-8 Milyar orada düştü. Çalışmak düştü, ancak bu acil bir durum, mutlaka para bulacaksınız, biz üretecek, başka bir seçim var. Bu yüzden argümanlar kendi seti geliştirdik.

“Hazine adına tescil arazi yüzde 25′i ‘

Biz imar öneri yerlerde getirdi vatandaş toprağın yüzde rezerv 25 Biz Hazine adına tescil edecektir. Bir kez onu satmak için Hazine adına tescil, o Hazine kaynağı soracaktır. Ya da böyle bir konumda getirerek, bu açıklığa kavuşturmak için çalışıyor, özel hesap finanse etmek için kentsel dönüşüm hesabının yapım maliyeti maliyetinin bir kısmının orada olacaktır.

Gelir paylaşımı kaynağı sağlayarak Üreteceklerimizden kentsel dönüşüm alanları sağlamak için çalışıyoruz.

‘Biz yorganımıza tarafından bizim ayak uzatacak vardı’

Yine, çalışma İller Bankası koymak. Bir çalışma kamu mallarının değerlendirilmesi, Bakanlar Kurulu noktada gerçekleştirildi. Ancak, çalışma değerli alan İller Bankası elinde 3-4 Bakanlar, Kurulu önce yapılmıştır. Onlara belediyelerin yüzde 50 yapacak. Yani bu biz iş yapacak bütçe rakam, bulmak nasıl. Yani, bulduğumuz para ile karşılaştırıldığında ön açılacaktır. Yorganımıza göre tabiri caizse, ayaklarımız uzatacaktır.

’5 Milyon 250 milyon ‘çıkardı

Paralarını şu anda bize gelir ise sermaye döner. Sermaye benden önce Bayındırlık Bakanları döner, 5 milyon Bakanlığı bütçesinden oluşturulan tesisleri. İmardan, bu ve bu, para 5 milyon çağırmak. Onu 250 milyon çıkardı. 80 yüzde için bu hesabı iletmek. Belki de, 500 milyon bu yıl çıkarmak için bir proje var. 400 milyon oradan gelecek.

‘Ilk etapta merkezi personeli 75 var Çağrı’

* Kentsel dönüşüm açıklamak için bir iletişim programı var mı?

- Merhaba, biz 181 çağrı hattı kurduk. 75 personel ilk etapta olmalıdır. Biz bu biraz daha artacaktır. Daha önce projenin özelliklerinde kendi çalışanlarına açıklamalıdır. Bu zor bir iş. Hukuk, sosyal, iş, ekonomi, boyut mevcuttur.

Orada bir vatandaşın gecekondu, yasa ona bakarak ‘Gecekondumu 2, 3 ev sahipliği zaman yapmak nasıl’, oldu. Hiç diğer yönleri hakkında düşünüyorum. Zamanlı olarak bilinçlendirmek, ben açıklamak gerekir.

Hat Şimdi onları eğitim veren, devreye girdi. Eğitim tanıtacak sonra.

‘Vatandaşlar 18 aylık kira için destekleyecek’

* Kira yardımı ve kentsel dönüşüm destek ilgi için yeni bir umut olacak?

- Kira yardımı ve vatandaşların destek konut kredisi faiz oranı bizim en önemli destek. 18 ay içinde en azından 800 bin 10 lira 600 £, kira. 120-140 lira zaten ucuz bir daire. Için ev kat ise ‘kendi evimde yapıyorum’ ‘Benim evim riskli, gelin yok’ ya da 18 aylık kira desteği veriyoruz diyor.

‘İstanbul 70 ile 80 itibaren geçerli’

Bu yönde 70 80 İstanbul’da var uygulanır, o bize kiralamak verin ‘. Kartal, Sarıyer, Maltepe bazen belediye eller geliyor, bazen doğrudan, vatandaşları geliyor. Kentsel Dönüşüm İstanbul İl Müdürlüğü uygulanır. Ancak, kredi Esenler Belediyesi evlerin destek var.

Ben kurumda yaptım bile … Örneğin, bir işbirliği binaların dönüşüm riski olan ya da bir dönüşüm yapan bir yerinde risk alanları. İnsanların kooperatifler binlerce var ‘diyor. Binlerce insan, her 100 bin lira kredi aldı. Bunu vermemiz 100 bin kiloluk kooperatif kredi en az yüzde 4 oranında faiz verebilir. Eğer şirket şirket veriyoruz, aynı zamanda vatandaşın temel sağlar. Eğer belediye meclisi, belediye kullandırıyor veren varsa. Bu büyümeye devam edecektir.

‘Orada Bursa’da talep ve İzmir’

Bursa çok ciddi bir iddia olduğunu. İzmir taleptir. Milletimiz duydukça onlar dalga artacak. Ama İstanbul çok önemlidir, yaklaşık 4 milyon konut stoku var. Bunların çoğunluğu yenileme gerekir. Ekonomi ve İstanbul nüfusu merkezinin büyük merkezi. İstanbul bakım. İstanbul çabaları, vatandaşlar, destek, anlayış, birlik karşılama belediye başkanları.

KDV metrekare, hane ’150 kadar yüzde 18 ‘

Nasıl konut KDV * en yeni düzenleme değerlendiriyorsunuz? Yüzde 18 ne göre KDV”” lüks sınıf inşaat seti uygulanır?

- KDV lüks konut kavramı diye bir şey. Bu bir uygulama değildir. Nedir o? KDV KDV konut KDV 150 metrekare olmak üzere 150 metrekare konutlarda, yüzde 18 daha yüksektir geçerli uygulama 1 ‘dir. Yeni bir uygulama yapılabilir arazi bina metrekare başına birim fiyatı KDV yukarıysa bin lira yüzde 18 ne olursa olsun kare, uygulanacak, yüzde bu KDV 8 uygulanacak bin 500 arasında kilogram. Bu budur.

‘Bir KDV dönüştürmek için uygulama dahil değildir Afet risk alanları’

Burada alanların afet riski, afet KDV dönüşüm riski konut alanlarında afet risk rezerv altındadır ya da uygulama yok. KDV uygulaması TOKİ konut yaptık. Gelir payları da var. Ancak 31 Aralık 2012 tarihine kadar ihale, gelir paylaşımı ve diğer yerlerde hem KDV uygulaması alamadım. Aynı şekilde bu tarihe kadar konut lisans yapımı yine aynı olacak, KDV uygulaması, değişmez. Bu şekilde, bir yük çok fazla getirecek diyemedi.

Ancak, belki de ihtiyacı olduğunu sonra arazi fiyatlarının bulgular çok daha ciddi yapılması gereken. Al 500 dolar, bir bin lira olduğu, fiyatlandırma çok daha ciddi olmalı. Bir de yan emsal 0.40 ‘kamyon iki yan birinin gerekçesiyle, söyleyebiliriz, diğer en 2′dir. Yan yana, her ne kadar bir metrekare bin lira, en diğer fiyat 300 TL emsal fiyat nedeniyle. Ancak, birim fiyat yerleştirmek için daha lüks bir konut 300 £ olacak, daha pahalı olacak, KDV için zemin en düşük değeri uygulanabilir vardır. Dikkate Bu tür sorunların, arazi fiyatları dikkat etmeleri gerekiyor.

205 toplam görüntüleme, 0 bugün

Mısır’ın gerçek yöneticileri

| istanbul Escort | 03 Ağustos 2013

misirin-gercek-yoneticileri-51fc53936a1a4

Mısır
’ın geçici ‘teknokrat’ hükümetinin toplumsal barışla siyasi istikrarı tesis edip ekonomiyi kurtarma vaadi, kemikleşmiş toplumsal ihtilaflar ve ekonomik eşitsizliklerin ortasında kronik anayasal krize ve giderek artan
şiddet
eğilimine saplanmış bir ülke için çok cezbedici. Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt’in 12 milyar dolar yardım hediye etmesi ve IMF’den 4.8 milyar dolarlık borç alma ihtimali sayesinde görüntüyü kurtaracak mali çözümler bulunabilir. Böylece geçici hükümet bütçe açığını kontrol edebilir, döviz rezervlerini arttırabilir, enflasyonu yavaşlatabilir ve kısa vadeli yatırımcı güvenini şevke getirebilir.
Ama işsizlikle mücadele, yaşam standartlarını yükseltme, KOBİ’leri teşvik etme, iç yatırımı artırma, ekonomik üretkenlik ile bürokratik işlerliği yükseltme gibi daha büyük hedeflere ulaşmak, imkânsız değilse bile, çok daha zor olacaktır.
Sanılmasın ki, siyasi reçete yoksunluğundan. Şimdiki geçici hükümetin de, meclis ve başkanlık seçimleriyle şekillenecek halefinin de, Mısır’ın derin yapısal sorunlarını çözmek için gereken idari ve ekonomik reformlara kalkışması halinde, muazzam devlet aygıtı ve devletin kontrolündeki ekonomik sektörle iç içe geçmiş geniş çaplı askeri şebeke ve çıkarlara toslayacak olmasından.

Orduya bağımlılık
Bu ‘subaylar cumhuriyeti’, siyasi ya da ideolojik yönelimi ne olursa olsun, ülkenin idaresi ve ekonomisini dönüşümden geçirmek isteyecek her demokratik yoldan seçilmiş sivil hükümetin performansına köstek olacaktır. Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile Müslüman Kardeşler Mısır’ı yönetmekte özel bir beceriksizlik gösterdi, lakin daha liberal ve laik bir hükümet bile halkın gözünde meşruiyetini kaybetmiş, isyana uğramış, devlet ve ekonomiye nüfuz ederek Mısır’ın toplumsal-ekonomik krizinin derinleşmesinde kilit etken olan kuruma, yani orduya sürekli bağımlı halde bulacaktır kendini.

Mursi’nin devrilmesi, ordunun devlet üzerindeki siyasi hükümdarlığını resmen kurumsallaştırmaya ve dolayısıyla, subaylar cumhuriyetini ebedileştirmeye ne kadar yaklaştığının bir göstergesi. Aralık 2012’de ulusal referandumda kabul edilen anayasa, silahlı kuvvetlerin sivil denetiminden bağımsız tam özerkliğini yüceltiyor, savunma bütçesi ile askeri yatırımlar üzerinde göstermelik meclis gözetimini bile kaldırıyor ve hem muvazzaf hem de emekli askeri personelin sivil mahkemelerde yargılanmasını yasaklıyordu, sivil ceza kanunu kapsamına giren suçlarda bile. Bu maddeler, Mursi yönetimince onaylandığı gibi, o zaman karşı çıkmak için sıraya dizilen siyasi güçlerin şimdi herhangi bir başkaldırısıyla karşılaşmıyor, devrimci gençlik ve liberal lider Muhammed el Baradey istisnası hariç.
Üstüne üstlük, Haziran 2012’de iktidarda olan askeri konsey tarafından yeniden yürürlüğe sokulan Ulusal Savunma Konseyi’nde subaylar çoğunluğu oluşturuyor. Esnek bir çerçevede olsa da savunma bütçesini gözden geçirmeye net yetkisi bulunan tek organ olan Ulusal Savunma Konseyi, silahlı kuvvetlere, ulusal güvenlikle ilişkili addedilen siyasi alanlara etkin müdahale yetkisi de veriyor. Bunun başlıca etkisi de cumhurbaşkanı ile hükümetin gücünün daha da kısıtlanması oluyor.

Bugün askeri gücün dizginleri net biçimde Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı konumundaki orgeneral Abdülfettah el Sisi’nin ellerinde. 5 Temmuz 2013’te Genel İstihbarat Servisi Başkanı Tümgeneral Muhammed Rafet Şihata’nın görevden alınmasıyla bu bir kez daha kanıtlandı. Şihata, o zamana dek hep Askeri İstihbarat’tan subayların yönettiği Genel İstihbarat’ın kendi saflarından başkanlığa dek yükselen ilk subayıydı. Bu makamda sadece 9.5 ay kaldıktan sonra hiçbir inandırıcı sebep olmadan görevden alınmasına rağmen, Geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur çıkardığı kararnameyle yerine derhal atama yaptı. Şihata’nın yerine, eski askeri istihbarat subayı Tümgeneral Muhammed Ferid Tahami’nin gelmesini sağlayan Sisi, Ağustos 2012’de Savunma Bakanlığına atanana dek bizzat yönettiği Askeri İstihbarat Servisi ile daha genel manada silahlı kuvvetlerin hâkimiyetinin altını bir kez daha çizdi.

Tahami’nin atanması özellikle ilginç, zira kendisi, Mübarek’in son 7 yılında cumhurbaşkanına özel rapor sunan, önde gelen yolsuzlukla mücadele kurumu İdari Gözetim Otoritesi’nin eski başkanıydı. Mübarek, ister kamusal ister özel olsun, her sivil teşekkülde yolsuzlukla mücadele etmesi gereken bu kurumu, muhaliflerine soruşturma tehdidiyle gözdağı vermek, siyaset ve iş âlemindeki eş dostunu ise haklarındaki soruşturmaları kapatıp ödüllendirmek için kullanırdı. Mübarek’e sadakatini kanıtlaması sayesinde görev süresi dört yıllık ilk dönemin 2008’de sona ermesinin ardından tekrar tekrar uzatılan Tahami, kurumun diğer yetkililerince yolsuzlukla suçlanmasının eşliğinde Eylül 2012’de Mursi tarafından azledilmişti.

Üst düzey subaylar
Tahami hakkındaki suçlamalarda gerçek payı ne olursa olsun, Genel İstihbarat Başkanı olarak yeniden doğuşu, subaylar cumhuriyetinin nasıl işlediğine dair çok şey anlatıyor. Tahami’nin halefi Tümgeneral Muhammed Ömer Vehbi Heyba, Mayıs 2013’te bir gazeteye verdiği zihin açıcı dürüstlükteki mülakatta, Mübarek döneminde İdari Gözetim Otoritesi’nin çalışmasını engelleyen sermaye ile iktidar ‘evliliğini’ itiraf edip, ilk kez Mursi döneminde cumhurbaşkanlığının bu kurumun hesap denetimine tabi kılındığını açıkladı. Heyba, yolsuzluğun en çok hüküm sürdüğü devlet kurumlarını da sıraladı: 1) Yerel hükümetler, 2) Kamusal yatırım organları ve holding şirketleri, 3) Gümrük, vergi ve sosyal güvenlik daireleri.

Heyba bir bağlantıya dikkat çekmek istedi mi, bilinmez, ama listesinin ilk iki kategorisinde sayıları binlerle ifade edilen bol miktarda emekli subay çalışıyor. Kamu hizmetlerinin çok sayıda sektöründe de öyle. Özellikle emlak, konut, tarımsal kalkınma, arazi ıslahı ve turizm gibi toprakla ilgili bakanlıklar ile kurumlar eski subaylardan geçilmiyor. Silahlı kuvvetlerin her branşı belli valilikler, holding şirketleri, teknik veya coğrafi nüfuz alanı içine giren kamu hizmeti kuruluşlarında görev dağılımını tekeline alırken, üst düzey emekli subaylar hiç çalışmadan maaşlarını ceplerine indirmenin keyfini sürüyor.

İlaveten, silahlı kuvvetler, özel sektör şirketlerinden daha ucuza büyük altyapı projeleri kotarabilmek, her türlü tüketim maddesini ucuza imal etmek ve Mısır halkına, yoksullar için gıda paketlerinden köprü ve su arıtma tesisi inşaatlarına uzanan ‘hediyeler vermekle’ övünüyor. Ama bu, ordunun vergiden muafiyetini, ithal vergisi indirimini, nakit ihtiyacını avantajlı döviz kuruyla karşılamasını, ucuz ya da bedava işgücü kullanmasını, enerji ihtiyacının büyük kısmının sübvanse edilmesini görmezden gelen bir iktisadi sahtekârlıktan ibaret. Ordunun sözde ticari rekabetçiliği ve bonkörlüğünün asıl dayanağı olan kurnaz hilekârlık uyarınca, gerçek masraflar, gelirleri azaltma pahasına devlet hazinesinden karşılanıyor.

Geçici hükümet, yapısal reform için ekonomik yol haritası çizmeye niyetli olduğunu açıkladı. Altyapı projelerine yatırım yapmak, devlete ait şirketlerin bazısını özelleştirmek ve özel sektöre yatırım ve rekabet için daha büyük fırsatlar sunmak istediğini belirtti. Bunlar önceki hükümetler tarafından da defalarca ilan edilmiş manalı hedefler ama ordunun Mısır devleti, kamu finansmanı ve ekonomisiyle kurduğu sömüren, rant peşinde koşan ilişkisini hesaba katmıyor.

1952’de Mısır cumhuriyetini kuran kurumun, yani silahlı kuvvetlerin, o tarihsel mirası, milli çıkar ve kimliği tanımlama hakkını gasp etmesini, kendini devletin üzerine ve yurttaşlar ile yurttaşların demokratik yollardan seçtikleri sivil yetkilileri birbirine bağlayan yasal ve hukuki çerçevenin ötesine koymasını haklı göstermek için kullanmasına müsaade edildiği müddetçe, bu ilişki sürecek.

*Carnegie
Ortadoğu
Merkezi’nin kıdemli ortağı

214 toplam görüntüleme, 0 bugün

Almanya Merkel’in alacakaranlığını yaşıyor

| istanbul Escort | 03 Ağustos 2013

Konrad Adenauer ve Helmut Kohl gibi Merkel’in de eylülde üçüncü kez başbakan seçilmesi kuvvetle muhtemel. Ama onlardan ve Avrupa’nın diğer büyük kadın lideri Margaret Thatcher’dan farklı olarak, kendi partisi veya seçmenler tarafından kovulmaya meydan bırakmadan, Merkel’in, vakti geldiğinde başbakanlığı kendi kararıyla bırakmaya yönelik bir sezgisi olacaktır.
Siyasette en büyük ödev iktidara gelmektir. İktidarı zarafetle devretmek ise, sanatçı yeteneği ister. İktidarda 10 yıl, Amerikan anayasasının
ABD
Başkanı’na tanıdığı görev süresinden bile iki yıl uzundur.
François Mitterrand, Helmut Kohl, Margaret Thatcher, Jacques Chirac iktidarda 10 yıl kaldıktan sonra, otoritelerini ve gücün büyüsünü kaybettiler. Merkel’in 10 yıl hükmettikten sonra başka bir şey yapması gerekir. ***
Zira Merkel ile birlikte, 2008’deki bankaların çöküşünden beri Avrupa’yı sıfır büyüme yolunda yürüten ortodoks ekonominin dar perspektifi de çekilecek. Elbette bazı Güney Avrupa ülkelerinin iflas noktasına gelmesi, İrlanda ve İspanya’da emlak balonunun patlaması, Yunanistan’da hükümetlerin seçmenlerinden vergi toplayamamasının sorumlusu Merkel değil.
Almanya
, Büyük Britanya gibi vergi kaçırılan ve kontrol edilmeyen adalar zincirine hükmetmiyor. Almanya’nın İsviçre, Lüksemburg, Lichtenstein gibi Al Capone’a bile vergi kaçırmakta yardımcı olacak ülkelerle komşu olmasının hesabını ise Merkel’e soramayız.
Ama unutmamalıyız ki, Merkel şanslıydı, zira Alman ekonomisini ağırlıklarından kurtarıp çer çöpten temizleyip tekrar rekabetçi yapma görevini kendisinden önceki Sosyal Demokrat Başbakan Gerhard Schröder sırtlanmıştı. Kurnaz Lüksemburglu siyasetçi Jean Claude-Juncker’in bir keresinde dediği gibi: “Avrupa’da her siyasi lider ne yapılması gerektiğini bilir, ama onu yaptıktan sonra nasıl yeniden seçilebileceğini kimse bilmez.’’
Bunun kanıtı Schröder’dir. Beş yıl boyunca çalışanların ücretlerini düşük tutması sayesinde Almanya’nın sanayiye dayalı kapitalizmi kurtuldu ama Schröder kurtulamadı. Sadık seçmenleri tarafından başbakanlıktan gönderildi.
Merkel Alman ekonomisine zarar vermedi. Ama büyük Avrupa ekonomisi için iyi bir şey de yapmadı. Merkelnomiyle geçen beş yıldan sonra, Avrupa’nın yarısı durgunlukta, diğer yarısı büyüme emaresi göstermiyor. Onun liderlik tarzı Alman ekonomisini sıfır büyümenin eşiğine getirdi. Bunun sonucunda, Britanya, Hollanda, İtalya, Fransa ve Finlandiya’daki gibi Almanya’da da popülist bir AB karşıtı hareketle yüz yüze gelindi.
Artık Merkelnomi’den sonra daha zekice bir iktisat politikası izlenmesinin vakti geldi. Görünen o ki, Brüksel’de de esnekliğin sıkı disiplinden daha önemli olduğu anlaşılmaya başlandı. Zira Avrupa eğilip bükülemezse, tuzla buz olacak.
Avrupa 21’inci yüzyılın başını
anayasa
sorunuyla ilgili takıntılı tartışmalarla boşa harcadı, oysa büyüme, istihdam, kazanç ve yatırımın nasıl yaratılacağını sorgulaması gerekirdi. Varolmayan güneş ışığımızın doğalgaz ya da atom enerjisinin yerini tutacağına dair 20 yıllık yanılsamadan sonra, Avrupa idrak etmeli ki, yüksek enerji faturası ve gelişmemiş enerji piyasası büyümenin el freni haline geldi.
Merkelnomi’nin kolayca ihraç edilemeyecek kadar fazla ahlaki katma değeri var. Oysa bu arada Londra borsası patlama yaptı, Amerikan Apple nakit 250 milyar doları kasasına doldurdu. En zenginlerin istiflediği bu sermaye dağı serbestçe akan ırmaklara dönüşmeli ki, yatırımcılar ve adil ücret alan çalışanlardan oluşan yeni bir orta sınıf doğabilsin. Bu amaca ulaşabilmek içinse Ludwig Erhard’ın toplumsal piyasa ekonomisine benzer yeni bir ekonomik düşünüş lazım.
Lakin fantezi, vizyon ve siyasi risk Merkel ile bağdaşan kavramlar değil. Avrupa’nın sorunlarından Merkel’i sorumlu tutmak yanlış olur ama ‘Daha fazla Merkelnomiyle çözülür mü’ diye sormak doğrudur. Merkel elinden geleni yaptı ama bugün artık ilerlemenin önünde engel haline geldi.
*Britanya İşçi Partisi’nin eski milletvekili, 2002-2005 arasındaki Avrupa Bakanı
**Wagner’in Götterdämmerung operasına atıf…
***Merkel ilk kez Eylül 2005’teki seçimle başbakan oldu.

218 toplam görüntüleme, 0 bugün